Bayram sabahı… Kapı çalıyor, misafirler geliyor. Bir yetişkin çocuğa gülümsüyor: “Gel bakalım, öp teyzeni.” Çocuk geri çekiliyor, yüzünü çeviriyor, saklanıyor. Ve çoğu zaman birkaç saniye içinde etiketler geliyor: “Ne kadar şımarık.”, “Hiç saygısı yok.”
Oysa bazen çocuk sadece istemiyordur. Ve bu çok önemlidir. Bu yazıda çocuğun “istemiyorum” demesinin ne anlama geldiğini, mahremiyet eğitiminin günlük hayatta nasıl başladığını ve ebeveynlerin bu süreçte neler yapabileceğini anlatıyorum.
Çocuğun İstememesi Saygısızlık mı?
Bir çocuğun öpmek ya da sarılmak istememesi; saygısız, sevgisiz ya da şımarık olduğu anlamına gelmez. Bazen sadece kendi sınırını koruyordur. O an yorgun, utangaç, tedirgin olabilir ya da o kişiyle henüz yeterince tanışık değildir.
Yetişkinler olarak çoğu zaman iyi niyetle yaklaşırız: “Bir öpsün ne olacak?”, “Büyüklerini kırmasın.” Ama burada durup önemli bir soruyu düşünmek gerekir: Çocuğun kendi bedeniyle ilgili söz hakkı var mı?
Mahremiyet Eğitimi Tam da Burada Başlar
Mahremiyet eğitimi yalnızca “iyi dokunuş – kötü dokunuş” konuşmalarından ibaret değildir. Çocuğun şunu öğrenmesidir: “Ben istemediğim bir temas için hayır diyebilirim.” Bu bazen bir sarılma, bazen bir öpücük, bazen yalnızca fiziksel yakınlık olabilir.
Mahremiyet eğitimi küçük yaşlarda başlar ve çoğu zaman günlük hayatın çok sıradan görünen anlarında şekillenir: bayram sofralarında, akraba ziyaretlerinde, sarılma ve öpme anlarında…
Çocuk Zorlandığında Ne Öğrenir?
İstemediği hâlde sarılmaya zorlanan çocuk şu mesajı alabilir: “Karşındakini mutlu etmek için kendi sınırlarını görmezden gelmelisin.” Oysa çocukların öğrenmeye ihtiyaç duyduğu şey tam tersidir:
- Bedenim bana ait.
- Rahatsız olduğum durumda sınır koyabilirim.
- İstemediğim bir teması reddedebilirim.
- Duygularım önemlidir.
- Rahatsız olduğum bir şeyi güvendiğim bir yetişkine anlatabilirim.
Bu beceriler çocukları yalnızca bugün değil; ergenlikte, arkadaş ilişkilerinde ve gelecekteki ilişkilerinde de korur.
Sevgi Göstermenin Tek Yolu Temas Değildir
Çocuk isterse:
- El sallayabilir,
- Gülümseyebilir,
- Çak yapabilir,
- Konuşarak selam verebilir.
Ya da sadece o an hazır olmayabilir. Bu da kabul edilebilir. Nezaket ve selamlaşma öğretilebilir; ancak fiziksel temas zorunlu olmamalıdır.
Ebeveynler Bu Anlarda Ne Yapabilir?
- Çocuğun yanında durun: “Şu an öpmek istemiyor, el sallayabilir.” diyerek hem çocuğu hem de karşı tarafı nazikçe yönlendirebilirsiniz.
- Etiketlerden kaçının: “Utangaç”, “şımarık” gibi tanımlar yerine durumu betimleyin.
- Önceden konuşun: Ziyaret öncesinde çocuğa nasıl selam vermek istediğini sorabilirsiniz.
- Büyükleri bilgilendirin: Aile büyüklerine bunun bir saygısızlık değil, beden sınırlarını öğrenme süreci olduğunu anlatabilirsiniz.
- Model olun: Siz de çocuğunuza sarılmadan önce bazen “Sarılabilir miyim?” diye sorabilirsiniz.
Saygı Korkuyla Değil, Güvenle Öğrenilir
Bazen yetişkinler çocukların sınır koymasını “saygısızlık” olarak yorumlayabilir. Oysa gerçek saygı korkudan değil, güvenden gelişir. Çocuk kendi sınırlarının önemsendiğini gördüğünde, başkalarının sınırlarına saygı duymayı da öğrenir. Sınırlarla ilgili daha fazlası için Sınır Koymakta Zorlanan Ebeveyn, Sınırı Kabul Etmekte Zorlanan Çocuk yazıma göz atabilirsiniz.
Sonuç
Öpmek istemeyen çocuk saygısız, sevgisiz ya da şımarık değildir. Belki de ailesi ona kendi sınırlarına sahip çıkmayı öğretiyordur. Çocuklara bedenleri üzerinde söz hakkı tanımak; özgüveni, sınır koyabilmeyi, kendini ifade etmeyi ve güven duygusunu destekler. Çünkü çocukların mahremiyetine saygı duymak, onlara verebileceğimiz en önemli şeylerden biridir.
Sıkça Sorulan Sorular
Mahremiyet eğitimine kaç yaşında başlanmalı?
Mahremiyet eğitimi bebeklikten itibaren günlük bakım rutinleriyle başlar ve yaşla birlikte genişler. Yaklaşık olarak: 2–3 yaşta beden bölümlerinin, mahrem bölgeler dahil, doğru isimleri; 3–5 yaşta “özel bölgeler” kavramı ve sürpriz ile sır arasındaki fark (sürpriz bir süre sonra herkesin öğreneceği şeydir; kimseye söylememesi istenen sırları ise saklamak zorunda değildir); okul çağında güvenli ve güvensiz dokunma ile dijital mahremiyet konuşulabilir. Bu yaşlar kesin sınırlar değildir; anlatım çocuğun gelişimine göre uyarlanır.
Çocuğum akrabalarını öpmek istemiyor, ne yapmalıyım?
Çocuğu zorlamak yerine el sallamak, çak yapmak gibi alternatif selamlaşma yolları sunabilirsiniz. O an çocuğun yerine siz konuşabilirsiniz: “Şu an öpmek istemiyor, el sallayabilir.” Çocuğu özür dilemeye zorlamayın; akrabalara da bunun bir saygısızlık olmadığını nazikçe açıklayabilirsiniz.
Çocuğa “hayır” demeyi öğretmek söz dinlememesine yol açar mı?
Hayır. Beden sınırlarıyla ilgili “hayır” demek, kurallara uymamakla aynı şey değildir. Kendi sınırlarına saygı gösterilen çocuk, başkalarının sınırlarına saygıyı da daha kolay öğrenir.
Mahremiyet eğitiminde ebeveynin en önemli rolü nedir?
Çocuğun rahatsız olduğu her durumu anlatabileceği, yargılanmadan dinlendiği güvenli bir ilişki sunmaktır.
Çocuğum rahatsız edici bir şey anlatırsa ne yapmalıyım?
Sakin kalmaya çalışın ve dinleyin; anlattığı için ona teşekkür edin ve suçun onda olmadığını söyleyin. Ayrıntıları öğrenmek için yönlendirici sorular sormaktan kaçının; bu, sonraki süreçte çocuğun anlatımını etkileyebilir. Vakit kaybetmeden bir uzmana danışın ve ilgili kurumlara başvurun. Çocuğun güvenliğiyle ilgili acil durumlarda 112‘yi, danışma ve ihbar için Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın ALO 183 hattını arayabilirsiniz.
Destek almak ister misiniz?
Bu yazıda anlatılanlar size ya da çocuğunuza tanıdık geldiyse, süreci birlikte değerlendirebiliriz. Büşra Gizem Genç olarak çocuk, ergen ve yetişkinlere yönelik psikolojik danışmanlık hizmeti veriyor, MOXO ve WISC-IV değerlendirmeleri gerçekleştiriyorum.
📍 Empatist Nişantaşı, Şişli / İstanbul
✉️ iletisim@busragizemgenc.com
Bu yazı bilgilendirme amacı taşır. Tanı veya tedavi yerine geçmez. Değerlendirme ihtiyacı kişiye göre değişebileceğinden bir uzmana danışılması önerilir.
